RSS

Kuranı Kerim Nasıl Bir Kitaptır -1

19 Ağu

Kuranı Kerim Nasıl Bir Kitaptır -1

Kuranı Kerim , mucizedir . Kuranı Kerimi kendi ayetleriyle şöyle tanımlayabiliriz .
Kuran ; Allah tarafından ,cebrail (as) vasıtasıyla ,Levhi Mahfuzdaki aslından , Kadir gecesinde , Hz. Peygambere inmeye/ gelmeye başlayan , sure ve ayetlerden meydana gelen , bölüm bölüm gönderilen bir vahiydir.

Kuranın ilk muhatabı olan müşrik araplar , kırk yıldır yakından tanıdıkları Rasulullahın getirdiği bu kitabı , önce şaşkın şaşkın dinlediler. Sonra Ona şair , kahin, mecnun, sihirbaz dediler. Kuranın bir beşer sözü olabileceğini iddiaya kalkıştılar.Sanki ağızlarıyla Allahın nurunu söndürmeye çalışıyorlardı. Fakat çok geç olmadan anladılar ki O ilahi bir vahiydir.

Kuran , kulun Allahla konuşma vesilesidir. O , bütün gökler , yeryüzü ve onlardakilerden Allaha daha sevgilidir. Onun için ibadetlerin en hayırlısı Kuran okumaktır. Kim bu anlamda Kuran okur/ hatmederse , melekler ona salat ve selamda bulunur. Fakat müslümanlar Kuran okurlar ve okuturlar da onunla amel etmezlerse , yahudi ve hristiyanlar gibi, bu kendilerine bir fayda sağlamayacaktır. Önemli olan Kuranın hükümlerini uygulamak , Onunla amel etmektir.Çünkü Hz.Peygamber , Kuran okumayı öğrendikten sonra onu gece okumayıp gündüz amel etmeyen kimsenin kıyamette başına taş vurularak azap olunacağını beyan etmektedir. Kuran okuyan ve amel eden , tadı ve kokusu güzel turunç gibidir.Okumayıp amel eden kokusuz, güzel tatlı hurma gibidir.Okuyup amel etmeyen güzel kokulu, tatsız reyhan gibidir.Hem okumayıp , hem de amel etmeyen ise kokusuz ve tadı kötü Ebu Cehil karpuzuna benzer.

Kötülüklerden alıkoyan Kuran , kalpleri dirilten ilaçların en hayırlısıdır.Kurandan hiçbirsey bilmeyen , harap bir ev gibidir. Kuran ehli ise , Allah ehlidir.Rasulullahın (sav) en sevdigi de onlardır.Bunun için: “Kuran sahiplerine ikram ediniz.Çünkü bu bana ikramdır”. “Ümmetimin en şereflisi,en abidi,en zengini hamele-i Kuran/Kuran ehlidir”.”En hayırlınız , en iyiniz Kuranı öğrenen ve öğretendir” buyurmuştur. Hz.Ali de velilere , çocuklarına şiir yerine , Kuran öğretmelerini tavsiye etmektedir.

Hz. Peygamberin vefatından sonra , dağılmamanın, ihtilafa düşmemenin tek çıkar yolu Allahın kitabıdır.Kim Ona sarılırsa kurtulur; Onu terkeden ise helak olur.O, Allahın semadan yeryüzüne uzanmış ipidir , Allahın dosdoğru yolunun ifadesidir.Ona uymak gerekir.

Müslümanlar ancak Kuran yoluyla şerefe ulaşmışlardır.Sonunda inanmışlardır ki , Onun ayetlerinden başka kendilerini hayra götürecek bir delil de yoktur. Çünkü o, ebedi nimet , tam ve yeterli bir hüccettir.

İşler gece karanlığı gibi karıştığı zaman ,Kurana sarılmak gerekir.Kim Onu önder edinirse cennete gider ; arkasına atan , cehennemi boylar.O hakkı batıldan ayıran , bütün hayır yolllarına delil , açık bir işarettir.Kim Onunla konuşursa doğru söyler .Kim Onunla amel ederse ecir alır.Kim Onunla hükmederse adaletli hareket eder.Kim de , Onu uygularsa peygamberlerin yoluna ulaşır.

Ona uymak , muhtevasının /içindekilerin benlikte yer etmesi demektir.Ölülere sadece sevap kastıyla okunabilir , ama O , diriler içindir.Ezberlemek şerefli bir iştir , fakat , Kuran bizden manasını öğrenmemizi ister.Tatlı ve etkili bir sesle okumak , dinleyenlerin ruhuna inşirah verir ; fakat insanlara içindekileri aktarmak , açıklamak gerekir ki, onların kulakları gibi şuurları da faydalansın.Sayfalarını ince sanatla , altın yaldızla süslemek yerine , Ona asıl değerin verilmesi, içindekilerin şuura yerleştirilmesidir. Kuran , benzeri getirilemeyecek eşsiz bir kitaptır. Onu değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir .Aslında O ,değişmeyen bir kitaptır.

Gerçek bu olunca , insanlar Kurana inanmayıp başka neye inanacaklar ?Çünkü Ondan başka okunacak , tutulacak , uyulacak kitap yoktur. Buna rağmen , Kurana inanılması gerektiğine dair bunca delilden sonra , yine de insanlar , Onu inkara kalkışıyorlar.Sanki Levhi Mahfuz yanlarında da Ondan haber alıyorlar. Fakat gaybın bilgisi kimsenin yanında değildir.

Kuran ,Hz.Peygamber tarafından uyduruldu diyebilmek de boş bir iddia.. Çünkü Kuran ,Allahtan başkasına izafe ve nisbet edilemez .O ,başkaları tarafından uydurulacak bir şey değildir. Hz.Peygambere Allah öğretmiştir.

Kuranı şeytanların getirdiği düşünülemez. Çünkü ne bu onlara yakışır ne de onların buna gücü yeter.Eğer insanlar ,Kuran hakkında Allahın dediğinden başka bir iddia sahibi ve bu iddialarında sadık iseler , Kuranın bir benzerini ortaya koysunlar ya da başka bir kitap getirsinler. Yapamıyorlarsa benzeri on sure , hiç olmazsa bir sure bulsunlar . Fakat bilsinler ki insanlar ve cinler toplansalar , birbirlerine de yardımcı olsalar bir benzerini getiremeyecekler ; imkansız, benzerini yapamayacaklar.Bunu yapamayacaklarına ve Allah ve Rasulune meydan okuyanlar yenik düşüp azaba mahkum olacaklarına göre , yakıtı insanlar ve taşlar olan , kafirler için hazırlanmış, dehşetli ateşten sakınmak gerekir.

Yakında herkes bilecek ki Kuran , belli bir dönem ve guruba değil , bütün alemlere gönderilmiş bir Kitaptır.

İşte bu kitabı Alah göndermiştir. Onu Allah koruyacaktır. Kuran , Allahın muhafazası altındadır.

Kuranın , Hz. Peygamberin kalbinde toplanması , diline yerleştirilip okunması Allaha aittir. Hatta Onu mücrimlerin kalplerine de Allah ulaştırır.Çünkü ayetlerini muhkem kıldığı Kuran ile batılı yok eder , hakkı gerçekleştirir.

Kuranın bu özelliği konusunda Babazade A.Naim şöyle der :”Sahabenin,’Kılıcı enseme koysanız, ben de başım kesilinceye kadar imkan bulsam tebliğ ederdim’ demesi , bu ümmetin tebliğdeki hırsını gösterir. İşte bu ümmet kuranı noksanlık ve tahriften öyle korudular ki bugün olduğu gibi Kurandan şüphe , cinnet sayılır.” (Bkz. Ahmed Naim, Tecrid Tercemesi 1,(Mukaddime),37-38)

Kendi beyanına göre Kuranda tevhid ve teslimiyet , nasihat, rahmet, hakk, hukuk, hüküm, hudud , sakınılması gereken konular, uyarılar , önceki darbı meseller, müjde ve uyarı, cennet-cehennem, ahiret , kıyamet , müslüman , kafir ve münafıkların durumu , Allahın varlık, birlik, kudret ve yaratıcılığına ,Rab ve ilah oluşuna deliller ve buna benzer konular anlatılmaktadır.

Kuran , kendisiyle insanlar , Kuranın Allahtan olduğunu , Allahın bilgisiyle indiğini bilmeleri ve böylece yarın Allaha karşı bir itirazları, bir bahaneleri olmaması için gelmiştir. Çünkü Kuran , insanların Allah yoluna girmeleri için inmiştir. Bunun neticesi olarak insanlar , hüküm vermede adaleti gerçekleştirmek için Kurana muhtaçtırlar. Değilse yollarını şaşırır , zulmette kalırlar.

İnsanlar Kuran ile ,Allahın tek bir ilah ve Kuranın hakk olduğunu öğrenip Ona iman ve itaat eder , eğlence yerine koymazlar.Bununla Hz.Peygamberin kalbi yatışır. kuran Ona sıkıntı değil, nasihat olur. Müminlerin kalpleri saygı duyar , coşar, sebat bulur. kurandan sonra kimse onları hak yoldan çeviremez.

Kuran , Hz.Peygambere insanları Allahın azabıyla uyarması ve sakınanları cennetle mujdelemesi için gelmiş , Hz.Peygamber de bunu insanlara tebliğ etmiştir.

Demek ki Allah, Kuranı insanlara, açıklamak üzere göndermiştir. Kuran, insanların akıl erdirmeleri ,düşünmeleri , anlamaları , öğüt almaları , korunup sakınmaları , dönüp hakk ve hakikat yoluna gelmeleri , böylece hidayet bulup şükretmeleri , günahlarına tevbe ve istiğfar etmeleri ve neticede merhamet olunmaları için gelmiştir.

İman Kitabı – Sahihi Müslim (Saffet Bakırcı) – shf, 364-367

About these ads
 
Yorum yapın

Yazar Ağustos 19, 2010 in kuran hakkında

 

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: